Çanakkale – Asos Hakkında

Dated: 22 Şub 2009
Posted by recep
Categoiry: Çanakkale Tatil Çanakkale Tatilleri
0 Comments

Ege’de tarihi ve doğal güzellikleriyle ünlü iki belde,
Assos ve Sokakağzı

Gezimizi Önce Assos’a, daha sonra da aynı kıyıda bir başka koyda yer alan Sokakağzı sahiline yapıyoruz. Assos’un, M.Ö. 10. yüzyılda Lesbos’daki (Midilli) Metymna halkı tarafından kurulduğu kabul ediliyor. Troas bölgesinin güçlü ve zengin şehri Assos, M.Ö. 560 yılında önce Lidya, sonra da Persler’in egemenliğine girmiş. Pers valilerince yönetilen kent, daha sonra Hermias’ın eline geçmiş. Bu dönemde Platon’un öğrencisi olan Hermias, öğrenim arkadaşı olan Aristoteles’i kente davet etmiş. Aristoteles, M.Ö. 348-345 yılları arasında Assos’ta kalarak ilk felsefe okulunu kurmuş. Büyük İskender’in Asya seferinde bağımsızlığına kavuşan şehir, onun ölümünden sonra Pergamon Krallığı’na geçmiş. Kent M.Ö. 331 yılında Büyük Roma İmparatorluğu’na geçse de, parçalanma sırasında Bizans’ın payına düşerek piskoposluk merkezi olmuş. 1. Murat zamanında Osmanlı topraklarına katılan Assos, Haçlı seferleri sırasında büyük zarar görmüş. Assos, Çanakkale-İzmir yolu üzerinde bulunduğu için, Ege ve Marmara’dan gelen konukları ağırlıyor. Temiz havası, denizi, tarihi, huzurlu, sessiz ortamı ve deniz ürünlerinin yanısıra; Assos turistik tesisleriyle de konuklarına elverişli bir tatil ortamı sunuyor.

Tarihin 21. yüzyıldaki yansıması “Assos” ve gölgesinde kalmış gizli cennet, Koyunevi köyünün sahil semti “Sokakağzı”… Çanakkale’nin Ayvacık ilçesi Behramkale köyünde bulunan Assos, denizden 238 metre yükseklikte yer alan bir tepeden Ege’yi seyrediyor. Assos’un bu keyifli seyirdeki gözleri tepedeki Athena Tapınağı. Denizin yosun kokusunu ise sahildeki küçük limanla soluyor.
Bir liman kenti olmasına rağmen Assos’da limanla kent arasında önemli bir seviye farkı bulunuyor. 3 km uzunluğunda,20 metreye ulaşan surları,doğu ve batıdan olmak üzere iki ana giriş kapısı ve 8 kulesi, kentin güvenli bir konumda olduğu izlenimini yaratıyor. Nekropolleri, gymnasiumu, agora temelleri, kiliseye çevrilen tapınağı, idari yapı ve meclis binası, su sarnıçları ve at nalı biçimindeki amfi tiyatrosuyla Assos; harap da olsa günümüze kadar gelmeyi başarmış. 1881-1883 yılları arasında Amerikan Arkeoloji Enstitüsü tarafından başlatılan kazı çalışmaları, şu anda Kültür ve Turizm Bakanlığı adına Prof.Dr. Ümit Sertoğlu başkanlığındaki Türk Arkeologlar tarafından yürütülüyor.

Görülecek yerler
Athena Tapınağı; Zeus’un kızı ve 12 Olimpos Tanrısından biri olan Athena, babası Zeus’un kafasından silahlı ve elinde kargası ile doğmuş bir savaş tanrıçası. El işçiliği ve el sanatlarını koruyan tanrıça olarak da biliniyor. Mitoloji’ye göre kadınlara dokumayı o öğretmiş. Behramkale ve çevresindeki halı ve kilim dokumacılığı, gelişmesini belki de Athena’ya borçlu. Assos Athena Tapınağı, Ankaik çağda Anadolu’da dor üzerine yapılmış tek örnek olması ve kabartmalı frizlerin bulunması nedeniyle büyük önem taşıyor. Tapınağa kadar araç yolu olan antik alana giriş, ücretli. Ayakta kalan sütunlar, fotoğraf çekenlerin yanısıra resim yapanların da kompozisyon malzemesi. Ege Denizi’nin görkemli manzarasına karşı güneşin batışını seyretmek ise bir başka keyif… Antik kentin hemen yanında yer alan Behramkale Köyü, tarihi camisi ve köprüsüyle bölgede görülecek yerler arasında. Çevre gezilerine meraklıysanız, onarım çalışmaları Mercedes Benz firmasının katkılarıyla gerçekleşen Babakale yolu üzerinde Apollo Smintheion Tapınağı, Babakale, çeşme, cami, Kestanbol Kaplıcaları ve Kumburnu sahilinde yer alan savaş siperleri görebilirsiniz. Odunluk İskelesi’nden feribotla Bozcaada’ya geçebileceğiniz gibi, Truva, Bergama gibi çevredeki diğer antik kentleri de gezebilirsiniz. Eden Beach ve Eden Garden Otelleri’nin sponsorluğundaki Assos festivali ise Eylül ayında yapılacak.

Koyunevi Köyü, Sokakağzı Sahili
Assos’a 18 km uzakta, aynı kıyıda yer alan sahil semti, antik Polymedium kenti üzerinde bulunuyor. Sırtını dik yamaçlara dayayan köydeki dört yolun kesişme noktasında, görünürde kimseler yok. Ama pansiyon ve otel tabelaları sahilde hayat olduğu izlenimini uyandırıyor. Rampa aşağı inmeye başladığınız anda, Assos’un Athena Tapınağından görünen panoramaya eş değerde Ege denizi manzarasıyla karşılaşıyor ve ılık rüzgarını yüzünüzde hissediyorsunuz. Tarihi Polymedium antik kenti üzerinde bulunan köyde, henüz kazı çalışması yapılmamış. Sit alanı olan bölgenin geniş ve uzun kumsalı gerisinde birkaç pansiyon, kafe ve bazı yazlıklar bulunuyor. Mütevazı yerleşim alanında yaz-kış açık tesisler, konukları yıl boyu ağırlıyor. Assos’a oranla daha az bilindiği için daha ekonomik fiyatların sözkonusu olduğu tam bir huzur sığınağı burası. Temiz havası, denizi ve Assos’tan çok daha büyük kum plajı ile lüks aramayan ailelerin tercihi. Olta ve sualtı zıpkınla balık avcılığı için zengin koylara sahip yörede, günlük gezilere, tekne turlarına katılabilirsiniz. Sörf meraklıları için uygun rüzgar var. Av sezonunda kara avcılığı da yapılıyor. Eylül ayında başta lüfer olmak üzere balık bolluğu yaşanıyor. Vahşi deniz çipurası, barbunya, kupa, sinarit, karagöz ve diğer balık çeşitlerini bulmak mümkün. Akdeniz’den Ege’ye, Marmara’ya, Karadeniz’e yumurta bırakmaya giden balıkların göç yolu üzerinde olan Assos-Babakale-Kumburnu gibi kıyılar, tam anlamıyla deniz ürünleri cenneti. Yörede bulunan, orijinalliği hiç bozulmamış köylerden, el işi hediyelikler alabilirsiniz. Koyunevi-Assos arası gezinizde, meşe ağaçlarından küme yapıp için için yakarak odun kömürü imal edenlere de rastlayabilirsiniz.

Çanakkale – Asos Hakkında

Dated: 21 Şub 2009
Posted by recep
Categoiry: Çanakkale Tatil Çanakkale Tatilleri
0 Comments

Babakale ; Asya kıtasının batıdaki en uç noktası…

Denizde eriyip giden güneş batışını, en iyi burada izleyebilirsiniz…

Seyahat hepimiz için yoğun ve sıkıcı iş yaşamından sonra, en çok özlediğimiz etkinliklik.

Bu kez yolumuz Asya kıtasının en ucuna doğru gidiyor. İstikamet Babakale…

Nasıl gidilir ?
İstanbul’dan Trakya yönünen özel oto ile çıkış yapanlar, Gelibolu’dan Çanakkale’ye saat başı kalkan feribotlarla geçtikten sonra, Ezine’den Gürpınar yolu ile veya Ayvacık Behram üzerinden Babakale’ye ulaşabilirler.

Ezine otogarından Ezine Birlik otobüslerinin günde beş defa tekrarlanan seferleri Akliman duraklı yapılıyor. Babakale – Gürpınar arası, 9 kilometrelik yol ise, yavaş araç sürmeyi gerektiriyor. Çünkü yol stabilize.

Çevre gezilerine, antik kentlere meraklı olanlar, Assos ve Behramkale’yi, Apollo Tapınağı’nı, Odunluk İskelesi tarafına 45 kilometre uzaklıktaki Alexandria Troas’ı görebilirler.

Nerede kalınır ?
Babakale köyü içinde kalabileceğiniz yerlerin başında Kamil Erol’un yeni hizmete açtığı Hotel Prens bulunuyor. 6 odalı, günün her saati sıcak su bulunan tesiste, hem tertemiz bir odada geceleme imkanınız var. Hem de otelin terasında yer alan lokantadan bütün Babakale’yi keyifle izleyebiliyorsunuz.

Ayrıca Uran Motel Restoran ‘da, 7 oda ve 21 yatak ile gelen müşterilerine hizmet veriyor. Tesisin balık restoranı da var.
Köy içinde Lekton Motel ve 20 yataklı mütavazi bir pansiyon olan Karayel de bulunuyor.

Köye 10 dakikalık mesafede bulunan Akliman’da ise, işletmesi bu yıl el değiştiren ve Ahmet Çayıroğlu tarafından işletilen Altınkum Motel var. Tesisin restoranı ve gazinosunda yemek yiyenler, arzu ederlerse çevre turlarına da katılabiliyorlar.

Ne yenir ?
Babakale tepeleri kekik kaplı. Koyunlar bu otlarla beslendiği için etleri de, süt mamülleri de farklı ve natürel oluyor. Ezine peynir imalatındaki şöhretini yüzde 80 koyun, yüzde 20 keçi sütü karışımına borçlu. Az tuzlu tam yağlı beyaz peynire İstanbul’dan büyük talep olunca,Ayvacık’ta peynire yatırım yapanlar da artmış.

Has zeytinyağı, zeytin, kekik suyu, bölgede bulabilecekleriniz.

Balıkların geçiş yolu olması nedeniyle babakale’nin açıklarına gündüz atılan ağlarla ve Paragata çıkan balıkçılar, her türlü balığı yakalıyorlar. Mevsimine göre sinarit, mercan, karagöz, levrek bölge balıklarının kare ası.

Assos 17 kilometre, Küçükkuyu 25 kilometre uzakta olmasına rağmen, Babakale’ye sadece balık yemeğe, hatta balık kürüne gelenlerin bulunduğunu ve fiyatların çok tabanda olduğunu belirten balıkçılar, sardalya, kupa gibi balıklarının kilosunun çok ekonomik fiatla alınabileceğini söylüyorlar.

Babakale balık hali üzerinde bulunan Karayel Restoran’ın kalamar tavası ve balık çorbası çok ünlü.

KARİDES TATLISI ve KALAMAR DOLMASININ TADINA BAKIN!

Hotel Prens’de kalırsanız, karides tatlısı ve kalamar dolmasını da yemeyi ihmal etmeyin. Babakale’de sadece burada bulabileceğiniz bu tatlının özelliği sosunda. Onun da tarifini da otelin ve restoranın işletmecisi Kamil Erol vermiyor. Yalnız karides tatlısı için söylediği bilgi, haşlanmış karidesler alınıyor. Bir tabakta eziliyor. Sırrı söylenmeyen sos dökülüyor. Üzerine susam ve hindistan cevizi döküldükten sonra da servis yapılıyor.

Herkesin beğenisini kazanan Kırlangıç Balığı çorbasının dört kişilik tarifi ise şöyle.

KIRLANGIÇ BALIĞI ÇORBASI…

Yarım kilo kırlangıç balığı suda kaynatılıp pişirildikten sonra kılçıklarından temizleniyor. Bir kap içine iki yumurta sarısı iki limonun suyu ile çırpılıyor. Diğer tarafta bir çorba kaşığı un, iki çorba kaşığı zeytinyağı ile tava içinde ayva sarısı olana kadar un ve yağ ateşte karıştırılıyor.

Haşlanmış balığın suyuna ağır ağır ilave edilen karışıma çırpılmış limon ve yumurtayı da katıp, temizlenmiş balıkla beraber kaynatırken, içine de bir demet maydonoz kıyılıp 3 dakika ateşte karıştırılıyor. Sonra ateşten indiriliyor. Arzu edenler için kaynarken, içine doğranmış patates ve havuç, hatta balık havyarı da konulabiliyor.

Alışveriş
Babakale tepeleri kekik kaplı. Koyunlar bu otlarla beslendiği için etleri de, süt mamülleri de farklı ve natürel oluyor.

Ezine peynir imalatındaki şöhretini yüzde 80 koyun, yüzde 20 keçi sütü karışımına borçlu.Az tuzlu tam yağlı beyaz peynire İstanbul’dan büyük talep olunca,Ayvacık’ta peynire yatırım yapanlar da artmış.

Has zeytinyağı, zeytin, kekik suyu, bölgede bulabilecekleriniz arasında yer alıyor…

Babakale’de insanlar yaşamlarını balıkçılık ve ayakkabıcılıkla sürdürüyorlar. Ancak günümüzde çok az da kalmış olsa, el sanatları arasında bıçakçılık da var. Köyün geçmişi 1723 yılına kadar uzanıyor. Köyde 6 kuşaktır biçakçılık yapan Mustafa Kazak’ın atölyesini açık bulunca mutlaka ziyaret edin. Ufacık atölyesinde çeliğe su verip tezgahında göz nuruyla özel bıçaklar yapan ustayı seyredin.

Dükkanda, çok keskin olan ve balık ayıklamak için özel olarak yapılan bıçakların malzemeleri de orjinal. Çelikleri otomobil makasından, sapı keçi boynuzundan, kını kavak ağacından yapılıyor.

Gerisi el emeği göz nuru…

İlginç yerler
Asya kıtasının batıdati en uç noktası, Babakale’nin geçmişi 1723 yılına kadar uzanıyor. Bu tarihte kurulan Babakale, dönemin izlerini taşıyan görkemli kalesi, antik su yolları, camii, hamamı, çeşme ve ulu çınarı ile zamana yolculuk yapmanıza da neden olan güzellikler taşıyor.

Yıl boyunca güneşin çıok farkı bir görüntkü ile denize battığı, Osmanlı döneminin son kalesi babakale, deniz ürünlerinin de cenneti.

TARİHTE BABAKALE

Osmanlı Donanması’nın geçtiği, korsanların uğrak yerlerinden olan bu en uç noktada, bir gün 3. Ahmet deniz seferinden dönerken, kötü hava şartları yüzünden bölgedeki köye sığınmış.

Halk, “Padişahımız geldi!” diye koşup etrafını sarmış. Korsan saldırılarından bıkıp usandıklarını dile getirmişler. Padişan veziri İbrahim Paşa’ya talimat verince, vezir de Deniz Kuvvetleri Komutanı Mustafa Kemal Paşa’ya bu görevi havale etmiş. Çıkarılan fermanla, yurdun dört köşesindeki mahkumların Babakale’deki çalışmalarından sonra serbest bırakılacaklarını vaad etmiş.

Mahkumlar kaleyi yapmışlar. Çeşmeye su getirmek için beş kilometre künk döşemişler ve liman inşaatına başlamışlar. O tarihten bu yana bölge, uzun süre gözden ırak olan, gönülden ırak olur sözünü doğrularcasına hep ihmal edilmiş.
anahtar kelimeler: Çanakkale Tatil Yerleri,Çanakkale otelleri,Çanakkale ucuz otelleri,Çanakkale ucuz pansiyonları,Çanakkale pansiyonları,Çanakkale restaurantları,Çanakkale gezilecek yerleri,Çanakkale tarihi,Çanakkale resimleri,Çanakkale araba kiralama,Çanakkale ucuz tatil,Çanakkale hotelleri,Çanakkale ucuz hotelleri,Çanakkale ulaşım,Çanakkale kalacak yerler,Çanakkale haritası,Çanakkale ilçeleri